“Kadına Yönelik Şiddete Hayır” Temalı Kısa Film Yarışması Ön Elemeyi Geçen Filmlerin Listesi

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü ‘’Kadına Yönelik Şiddete Hayır’’ Temalı Kısa Film Yarışması Ön Elemeyi Geçen Filmler

Kazanan filmler Bornova Belediyesi Kültür Merkezinde 23 Kasım 2017 Perşembe günü saat 19.00’da düzenlenecek ödül töreninde açıklanacaktır.

FİLMİN ADI: KURBAN YÖNETMENİN ADI SOYADI: MUZAFFER MEHMET ÇAĞLAR


FİLMİN ADI: İZ YÖNETMENİN ADI SOYADI: SALİH SALMAN


FİLMİN ADI: 7EYES YÖNETMENİN ADI SOYADI:  OSAMA ABO AMRO


FİLMİN ADI: KUYU YÖNETMENİN ADI SOYADI: GARİP ÇELİK


FİLMİN ADI: ÇOCUK ODASI YÖNETMENİN ADI SOYADI: METİN İLKNUR


FİLMİN ADI: SATIR YÖNETMENİN ADI SOYADI: MEHMET ÇENGELCİ


FİLMİN ADI: ZEYNEP YÖNETMENİN ADI SOYADI: MUSTAFA EFELTİ


FİLMİN ADI: KAR KİRAZI YÖNETMENİN ADI SOYADI: TUNAHAN KURT


FİLMİN ADI: ALRASHEED STREET YÖNETMENİN ADI SOYADI: AMMER ALBASSRİ


FİLMİN ADI: 4 DUVAR YÖNETMENİN ADI SOYADI: EFE CAN UYAR


FİLMİN ADI: BEZ KADIN YÖNETMENİN AD SOYADI: YUNUS EMRE TÜRK


FİLMİN ADI: ORMAN MASALI YÖNETMENİN ADI SOYADI: ŞENOL ÇÖM


FİLMİN ADI: KOZALAK YÖNETMENİN ADI SOYADI: BAWER AYDIN


FİLMİN ADI: YASTIK YÖNETMENİN ADI SOYADI: CEM KARATAŞ


FİLMİN ADI: SOBE YÖNETMENİN ADI SOYADI: ÖZKAN EMRE


FİLMİN ADI: TÜNEL YÖNETMENİN ADI SOYADI: SUAT ERDÖL


FİLMİN ADI: VAVEYLA YÖNETMENİN ADI SOYADI: MUSTAFA ELMAS


FİLMİN ADI: CİNAYETİN İYİ HALİ YÖNETMENİN ADI SOYADI: MEHMET NURİ KAYA


FİLMİN ADI: KAMUFLAJ YÖNETMENİN ADI SOYADI: ZEYNEP ÜSTÜNİPEK


FİLMİN ADI: KARANLIĞIN YÜZÜĞÜ YÖNETMENİN ADI SOYADI: BEHLÜL UÇAR

 FİLMİN ADI: UZAKTAKİ YAKINLAR YÖNETMENİN ADI SOYADI: DURMUŞ SORKUT

Bornova Konulu Şiir Yarışması kazanan İlk 5 Şiir

1.Seçilen Şiir

ESKİ RESİM DEFTERİNDEN SAYFALAR

SEMA İŞİSAĞ ÜÇÜNCÜ

Birincisi bora olsun -Yeşilova’da. Issız, zamansız, dumanlı bir şafağı…

Şafağı. Sen. Sürükleyip getirsen sekiz bin yıl beriye -uzun, solgun bir romans-

Yeraltında. Fibula-sisler -lapis lazuli.

Şimdi ince bileğinde zeytin dalı bileklik -pirinç kurdeleli- şeffaflaşıyor. Dalgalanıyorsun.

Birincisi Ocak olsun -obsidyen mızrak ucu tam da hedefi bulsun-

Çizmediğim bir gölgenin çok hasarlı kalkanı, görmediğin bir gözyaşı şişesiyle vurulsun

(Buradayım. Korkma. Savaşmaktayım. B’ir höyüğün dibinde, seninle.

Buradayım. Sayfalarca resim yapmaktayım. Senin renginle.)

 

İkincisi yıldız olsun – mor salkımda. Sessiz, mevsimsiz, ak yaldızlı kırağı…

Kırağı. Sen. 0 ışıkla süzülsen unutulmuş bahçeye -koygun, kırgın arduvaz-

Havuzda. İlkyazda -mügeler -yeşil ve ürpertili-

şimdi zarif sırtında bir ipek şal -mor saten kurdeleli- şeffaflaşıyor. Ah, kayboluyorsun

İkincisi Mayıs olsun -mermer sütun başlığı mum ışığında sussun-

Çizmediğim fildişi piyanoda, çalmayı bilmediğin bir şarkı çağlayarak duyulsun.

(Buradayım. Korkma. Ağlamaktayım. Steinbuchel köşkünde, seninle.

Buradayım. Sayfalarca resim yapmaktayım. Senin renginle.)

 

En güzeli imbat olsun -Kordon’da. Yenilmemiş, düşmemiş ay yıldızlı bayrağı…

Bayrağı. Sen. Terkide ve yalın kılıç götürsen Akdeniz’e -yorgun biraz-

Kıyıda. Punta -bir nefer, alnı sıcak ve terli-

şimdi mağrur göğsünde altın rengi bir nişan -sırmalı kurdeleli- şeffaflaşıyor. Bak, parıldıyorsun.

En güzeli Eylül olsun -doru bir at dörtnala, şimşek hızında koşsun-

Çizmediğim süvarinin o gururlu kalpağı, öpmediğin kaş üstünde şakağına dokunsun.

(Buradayım. Korkma. Vatan kurmaktayım. Belkahve’de, seninle.

Buradayım. Sayfalarca resim yapmaktayım. Senin renginle.)

 

Bir sonraki lodos olsun – tam meydanda Bitmiş gitmiş güz masalı, uçuk sarı…

Uçuk sarı.” Sen Dağlarında çiçekler açan yerden gelsen Ege’ye -turkuaz-

Ardında geçen yüzyıldan yıllar “parlak mavi ve ciddi bir gri-

şimdi güzel ellerinde bir mühürsüz diploma -incecik kurdeleli- şeffaflaşıyor. Umutla bakıyorsun

Bir sonraki, Ekim olsun -armalı bir cübbenin yenleri o amfide savrulsun-

Çizmediğim bereketli misket üzüm toprağı, sevmediğin sonbaharı kahramanca savunsun.

Buradayım. Korkma. Çalışmaktayım. Kampüste, seninle.

Buradayım. Sayfalarca resim yapmaktayım. Senin renginle.

 

Sıradaki poyraz olsun – yol ağzında. Kimsesiz bir kış sabahı, fırtınalı…

Fırtınalı. Sen. Kar beyazı, buz beyazı, keskince insen Eğridere’ye -bir deli ayaz-

Sol yanında taşımaktan bıkmadığın anılar -inci rengi ve sedefli-

şimdi narin parmağında bir isimsiz alyans -kırmızı kurdeleli- şeffaflaşıyor. Usulca yaşlanıyorsun

Sıradaki, Şubat olsun -bir defterin son sayfası geçmişte pusu kursun-

Çizmediğim lila rengi bir zambağın yaprağı, silmediğin 0 sayfada zar halinde kurusun.

(Buradayım. Korkma. Yaşamaktayım. Çiçekli’de, seninle.

Buradayım. Sayfalarca resim yapmaktayım. Senin renginle.)

 

En sondaki meltem olsun -dar sokakta. Dokuz sekiz, neşeli bir kiraz dalı…

Kiraz dalı. Sen. Allı güllü essen o düğünden geceye, oyalı -çoşkun, beyaz-

Dudağında şakacı nakaratlar -az buruk, az şekerli-

Şimdi işli drapende bir çeyrek altın -pembemsi kurdeleli- şeffaflaşıyor. Tempolu yaylanıyorsun.

En sondaki Temmuz olsun -şaşkın bir yağmurcun, alaturka saçaklara sokulsun-

Çizmediğim bir gelinin köpüklenmiş duvağı, gitmediğin o kapıda tül renginde uçuşsun.

(Buradayım. Korkma. Keman/ordayım. Bir düğünde, seninle.

Buradayım. Sayfalarca resim yapmaktayım. Senin renginle.)

……………

 

Buradayım.

Bornova’yım. Aşk ve resim, renk ve sesin, yel ve mevsim, yer ve zemin, gök ve zaman. Bornova’yım.

Ve eskiler almakta ve yeniler satmakta ve ebruli, tirşe rengi ve hareli ne türküler yakmaktayım!

Sevdalara, umutlara, çocuklara, yarınlara ışıl ışıl kurdeleler takmaktayım!

ve hepsini bin yillardir senin için, beklentisiz yapmaktayım.

 

2.Seçilen Şiir

BORNOVA ŞEHRENGİZİ

MUSTAFA SADE

 

Selam gönül başkentim, selam Birun-u Abad

Tarih seni yazmışken kalem nasıl etmez yâd?

Atatürk’ün ufukta gördüğü utkusuıı sen

Şehrengizlerin şahı, sevdasın, tutkusun sen

Şahittir destanına Belkahve’nin sırtları.

Denize döken sendin işgalci sırtlanları.

Levanten köşklerinde ne hatıralar donuk.

Milletlere yurt oldun, kültürler sana konuk.

İncinin incisisin, lzmir’e gonca gülsün.

Seni görmeyen gözler, aşkı nereden bilsin?

Ayrılınca ruhumda hüzün eşsiz Bornova!

Hasretini çekene sızın eşsiz Bornova!

 

Dört mevsimin ayrı haz, dört yanın irem bağı

Göğsün sevdaya yamaç, sırtın Yamanlar Dağı.

Çayların ovaları gülümseten benizdir

Ege’nin koynundasın, iklimin Akdeniz’dir

Yağmurla sevişince kuşaklar bağlar göğün

Tarihe ışık tutar Yeşilova Höyüğü’n

Coşkundur derelerin, etrafın kızılçamlar.

Bahçendeki toprağı sıksam bereket damlar.

Efeler diyarında söylenen türküsün sen.

Mukaddes vatanımın özbeöz Türk’üsün sen.

Masalsı bir şehirsin, nazın eşsiz Bornova!

Varlığınla, gönlümde hazın eşsiz Bornova!

 

Yakamozlar sevdanla türkü söyler her akşam.

Gam, kasavet tükenir, kalır mı insanda gam?

Ruhumu dinlendirir Belkahve’de rüzgârın.

Şendedir kutlu mazi, sende aydınlık yarın.

Iklimin ölmemeye çözüm gibi görünür.

Sarhoş eden sevdandır, üzüm gibi görünür.

Ferhat Şirin nedir ki, ne sevdalar var sende.

Dudaklar küle döner ateşli bir busende.

Gülen yüzlü halkında güzelliğin gözlenir.

Mütevazi tavrında efeliğin giz’lenir

Erkeğin Mertoğlu mert, kızın eşsiz Bornova!

 

Çağdaş istikamette hızın eşsiz Bornova!

Medeniyet Öncüsü, uygarlığın beşiği.

Karanlığa düşmansm, ışıkların eşiği.

Yurdun dört tarafına kucaklayan bir yârsın.

Ege’nin akciğeri, vazgeçilmez diyarsın.

Senden ayrı kalınca bil ki gönlü kırığım.

Hasretin pençesinde tükenmez hıçkırığım.

Seni hayal ederken vuslata kurup vakti,

Gün b’aşka doğar sende, farklıdır gurup vakti.

Büyük park büyülerken, sararken özge sihir

Sakla beni koynunda, sakla efsunlu şehir.

Şanınla, şerefmle gizin eşsiz Bornova!

Atatürk’ün izinde izin eşsiz Bornova!

 

Sözler kifayet etmez destanların hasısın.

Taşınla toprağınla Atamın mirasısın.

Yeryüzünde ışığım, gökte aylamsın benim,

Gönül sana mecnundur, sen ki leylamsın benim.

Ana gibi, yâr gibi durursun gönlümüzde;

Yiğitsin, kahramansın, gurursun gönlümüzde;

Karanlık yürekleri aydınlatan halesin.

Çağlar boyu sürecek sönmez bir meşalesin.

Her millet toprağına güvenle ayak basar.

Metropol görünsen de sokağında huzur var.

Gören gözler kamaşır yüzün eşsiz Bornova!

Yokuşun yorsa bile, düzün eşsiz Bornova!

 

Kalbimi coşku kaplar mazini yâd edince.

Tarihin gözlerimde yaş olur ince ince.

Kadim medeniyetler kokarken havasında,

Efeler harman olur Bornova Ovası’nda.

Al bayrak ilk sırada muhabbet maddesinde

Selam verir her geçen Ankara caddesinde.

Yıldız sinende parlar, hilal çatık kaşında.

Vatan yazar, her karış toprağında, taşında.

Sevdanı haykırmaya yetmez benim avazım;

Çümlelere sığmazsın sende yaşamak lazım.

Ozge yarsın içimde, özün eşsiz Bomova!

Ne mutlu Türk’üm diyen. .. Sözün eşsiz Bornova!

 

3.Seçilen Şiir

KAL SESİ BORNOVA’NIN

HALİME YILDIZ

 

orta şiddetli bir yağmur içip fala kapadı fincanı Bornova

sürüsünden ayrılıp levanten köşke konan leyleği,neye yorsam.

ki giritli bir kızla bakışmasındandır üç vakit havanın ılıklığı.

 

kabuğunu soyup usulca bıraktım yüreğimi, vadisine Homeros’un

içine yankı katılmamış mitoslar dahi aşkı ünledi.

ve buğday yürekli. ekmek

ve ionyalı ozan

ve şeytanderesi.

alnından öpüp başına koydu nar bahçelerini.

 

maviler alırııııım, maviler alır yeşiller satarıııııım

lale, sümbül, zambak, mor yıldız sesi Bornova’nın

 

Küçükpark’ın yalancısıyım, siz deyin tellalı

kuş sesleri topluyor şairler

ıslık veriyorlar karşılığında

bir çocuk oyunu gibi aklımı attım güneşe. .. istop!..

 

âh, fuşyanın çocukluğudur Bornova.

tenime şiir işlemesi bu yüzden,

bu yüzden ağaçların tığ oluşu,

avlulara ilmek ilmek çiçek çekişleri sık oya.

bu yüzden güleç bir imlâdır Bornova’da dolunay

 

sen şimdi masaya bir iskemle ısmarla

ben iskemlede fikrine bahar katılmış bir adam düşüneyim

kulak arkası yapıp ötekileri, söyleşiriz havadan sudan

belki elimiz kiraza değer, az kardeş oluruz, çok insan

 

göğsüne kekik basıp silkeledi halısını yamanlar dağı

şifalı otların evcil sesleri eğilip baktı balkondan

poyraza iliştirilmiş bir amazon mu desem, bir Frigyalı mı

Lidyalı, Persli, Romalı mı

Bornova demeden, sözcükleri Çiçekli’de bir güzel havalandırmalı

 

şimdi erguvan düşüne iliklesem kendimi

âh kal sesi Bornova’nın

 

4.Seçilen Şiir

IHLAMURA VURAN İKİNDİ

HAKAN UNUTMAZ

 

dosdoğru bak Belkahve’den

nasıl olsa duyacaksın eteğinde yosun açlığını

yaman bir dağ kurtaracak seni eylül sisinde

kışa can vururken hissedecek poyraz

körfezin tabanından sökülen

tuz kıskançlığını

 

palmiye irkintisi ve buçukluk forma

doğmamış çocuklara semahlanırken çark

Süvari’den döne döne çarpacak kurna

göçmenler ekilirken çam diplerine tutam tutam

çocuk düşü dağıtılmış iki uca değecek

iki gölge yeşerecek ılım ılım kuşlukta

salıncağa duvağı düşmüş kadınlar için bir büyük

yürek açılmış diyecekler bir de Küçükpark

 

ezberlenmemiş öykülerden kulağa kaçan

yağız bir kara attan epriyen yay

ak sağrılı kısrakla aştırılınca gri

beklenirken doğacak dünyaya bir “al tay”.

 

 

5.Seçilen Şiir

YEŞİL BİR NOKTA

KIVANÇ FİLİZCİ

 

bir yağmur damlası

iliklerine kadar ıslanmış

Küçükpark’ın notalarla dolu

bir zamanlar

Frigyalı krallarla Amazonların

dans ettiği sarhoş sokaklarında

 

bir yağmur damlasının

büyük büyük büyük babası

(bilinmeyen bir zamanda)

ve fırtınalı sessiz bir gecede

Süleyman Seba’dan mektup uçurmuş

Yeşilova Höyüğü’nde ikamet eden

Lidyalı prensese

sinirlenen kral soluğu Büyükpark’ta almış

Yassıtepeli İonlar kraldan

İpekli Kuyu sakinleri ise Seba’dan yana olmuşlar

üç güneş saati sürmüş savaş

ikinci saatin şafağında

Hitit Prensi ile Emir Çakabey düello etmiş

savaşı,

Tıpkı Mustafa Kemal ’in Belkahvesi ’nde yaptığı gibi

ellerini gözlerine siper edip kendi vadisinden seyreden

ünlü ozan Homeros yazmış

Bornova destanında

bir yağmur damlası

(şimdiki zamanda)

iliklerine kadar ıslanmış

elleri ceplerinde

dudaklarında Aşık Veysel

o uzun ince yolda

(bir zamanlar)

hem Pers şahı yürümüş

hem de Makedonyalı Büyük İskender

bazı geceler Romalı aşıklar şarkı söylemiş

bazı geceler Bergamalı köylüler

o uzun ince yolun sonunda

Bornova destanının yazıldığı meydanının hemen köşesinde

(yüz yıldan fazla önceki bir zamanda)

Türkiye’d e ilk gol atılmış

gol sevinci ile koşan taraftarlar kendilerini

on dokuzuncu yüzyılın son nefeslerinde

birinci dünya harbinden on dokuz yıl önce

Türkiye’nin ilk atletizm yarışmasında buluverrnişler

 

(şimdi) bir yağmur damlası

omzuma yaslanmış uyuyor

karşı kaldırımda medeniyet

gri binalar dikiyor dört bir yanımıza

gri binalar arasında

sırasıyla kayboluyor

kahramanlar, renkler

ve aşklar.

oysa

bir yağmur damlasının gözyaşında

tüm gerçekliği ile nefes alıyor

380inci enlem ile 270inci boylamm kesiştiği

grileşen medeniyete direnen

sokakları tarih, sanat, şiir kokan

parkları kuş cıvıltıları, çocuk sesleri ile dolup taşan

o eşsiz,

küçücük ama kocaman

her; cumhuriyetin hem de medeniyetin beşiği ve bekçisi

Bornova isimli

yeşil nokta.

Dijital Film Atölyesi Aralık ayı atölye çalışmaları başvuru formları

Aralık ayı atölye çalışmalarından katılmak istediğinize /istediklerinize aşağıdaki başvuru formlarını doldurarak başvurabilirsiniz. (Bir ya da birden fazla atölye için başvuru yapabilirsiniz)

Katılım şartlarını lütfen dikkatlice okuyunuz.

  • Başvurular 18 yaş üstü herkese açıktır.
  • Başvuru için son tarih 13 Kasım 2017’dir. Bu tarihten sonra yapılan başvurular, yanlış ve eksik doldurulan formlar değerlendirmeye alınmayacaktır.
  • Asil listeye giren katılımcıların kesin kaydı için Dijital Film Atölyesi Sinema Kitaplığı’na 1(bir) adet sinema kitabı bağışlamaları beklenmektedir. Atölyelerin haricen bir ücreti yoktur. Kitap teslim tarihleri katılımcılara iletilecektir. Belirlenen tarih aralığında kitaplarını teslim etmeyen asil katılımcıların yerine yedek listesindeki katılımcılarla iletişime geçilecektir.
  • Başvuru yapan her aday, yukarıdaki şartları kabul etmiş sayılacaktır.
  • Kontenjan her atölye için 15’er kişi ile sınırlıdır.

 

Sorularınız için:

dijitalfilmatolyesi@gmail.com

www.facebook.com/dijitalfilmatolyesi

2017 – 2018 SEZONU ARALIK ATÖLYELERİ – Atölye #4 Film Yapımında Ses Evreni

ATÖLYE EĞİTMENİ: Ozan ÇETİNTAHRA

BAŞVURU FORMU

 * Atölye çalışması 05 Aralık–06 Aralık 2017 tarihlerinde Saat: 19.30-22.30‘da Uğur Mumcu KSM’de yapılacaktır.

[contact-form-7 404 "Not Found"]

2017 – 2018 SEZONU ARALIK ATÖLYELERİ – Atölye #5 Video Sanatı

ATÖLYE EĞİTMENİ: Özgür DEMİRCİ

BAŞVURU FORMU

* Atölye çalışması 12 Aralık–13 Aralık 2017 tarihlerinde Saat: 19.30-22.30‘da Uğur Mumcu KSM’de yapılacaktır.

[contact-form-7 404 "Not Found"]

2017 – 2018 SEZONU ARALIK ATÖLYELERİ – Atölye #6 Greenbox Teknikleri
ATÖLYE EĞİTMENİ: Ekin İDİMAN
BAŞVURU FORMU

* Atölye çalışması 19 Aralık–20 Aralık 2017 tarihlerinde Saat: 19.30-22.30‘da Uğur Mumcu KSM’de yapılacaktır.

[contact-form-7 404 "Not Found"]