Bornova, tam 25 yıldır egzotik bir kuş türünü misafir ediyor. Hem de ilçenin merkezindeki Büyükpark’ta ve Ege Üniversitesi Kampüsü’nde kendilerini sık sık gösteriyor bu sevimli konuklar.  Güney Asya’dan başlayan uzun bir yolculuktan sonra ülkemizde yaşamlarını sürdürmeye karar veren yeşil papağanların hikayesi  (psittacula krameri) oldukça ilgi çekici. Aslında birden çok hikayeleri var. Daha çok tropik bölgelere özgü bir kuş türü olarak bilinen papağanları Bornova’da görmek çok ilginç bir deneyim.

Bu egzotik kuşları Bornova’da da görebilmemize neden olan şey ise 1990 yılındaki Körfez Savaşı. Yeşil papağanların ülkemize gelişiyle ilgili en sağlam tezlerden biri bu. Savaş sırasındaki gürültü patırtı ve petrol yangınlarından etkilenen yeşil papağanların yaşayabilecekleri daha uygun yerlere göç ettikleri söyleniyor. İşte Türkiye’ye de bu arayış sırasında gelip ılıman bölgelere yerleştikleri, istedikleri koşulları bulunca da geri dönmedikleri en yaygın tez.

Medeniyetler beşiği Anadolu’ya gelen pek çok kavim bu toprakları yurt edinip eserler bırakmış ya. Bu kuşlar da binlerce yıldır gelip bir süre yaşayan herkesin aşık olduğu toprakların üstündeki gökyüzünü ana vatanları yerine koymuşlar. 25 yıldır gitmediklerine göre bu tespiti yapmak zor değil. İnsanlar Anadolu’nun pek çok yerinde medeniyetlerine ilişkin ipuçlarının da yer aldığı eserler bırakmış, yeşil papağanların bize bırakabildikleri ise fotoğrafları.

Eğer bu kuşları görmek istiyorsanız Ege Üniversitesi Kampüsü’ne ya da Büyükpark’a girdikten sonra başınızı yukarı kaldırmanız ve ağaçlara biraz sabır ve dikkatle bakmanız gerekir. Yeşil papağanları görebilmek için hangi ağaçlara bakmanız gerektiğini de bilmeniz gerekiyor tabi ki. Çınar, zeytin, dut ve ceviz, yeşil papağanların en çok sevdiği ağaç türleri. Bu ağaçlar yaşlandıkça papağanların yuva yapabilecekleri kovuklar oluşturuyor kendiliğinden. Bir de çam ağaçları var. Ama çam ağaçlarında yuva yapabilmeleri için bir yardımcıya ihtiyaçları var. Bu yardımcılar ağaçkakanlar. Ağaçkakanların açtığı oyuklar varsa çam ağaçlarına da yuva yapabiliyor papağanlar. Ağaçkakanlar sayesinde çoğunlukla çam ağaçlarının bulunduğu Büyükpark’ta da görülebiliyorlar.

Bu konuda daha detaylı bilgi sahibi olmak için hayatını İzmir Kuş Cenneti’ne, pelikanlara ve kuş türlerinin doğal yaşam döngüsünün devam etmesine adamış bir bilim adamının bilgilerine başvurmak gerekiyor.

Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Sıkı, en sıkı takipçilerinden biri bu sevimli egzotik kuşların. Yeşil papağanlar hakkında söyledikleri de oldukça çarpıcı.

Sıkı, yeşil papağanların 1990 yılında Körfez Savaşı’nın gürültüsünden kaçarak Batıya doğru yayıldığı yönünde yaygın bir bir kanaat olduğunun altını çiziyor. Papağan deyince akla ilk başta tropik bölgeler gelse de latince ismi psittacula krameri olan siyah kolyeli yeşil papağanların ana vatanı Hazar Denizi’nin güneyinden Afganistan’a doğru yayılım gösteriyor.

Yeşil papağanların savaştan kaçmasının çok normal ve en sağlam varsayımlardan olduğunu söyleyen Prof. Dr. Mehmet Sıkı bu kuşlarla ilgili dikkat çekici bilgiler verdi:

“Yeşil papağanların ülkemize gelişiyle ilgili varsayımlardan bir tanesi de kuş kaçakçılığı yapanların yakalanmamak için hudutta bir şekilde onları doğaya saldıkları yönünde. Bir başka olasılık da nakil sırasında bir kaza olduğu ve kafeslerde taşınan papağanların serbest kaldıkları doğrultusunda. Hangisini kabul edersek edelim bu kuş Türkiye’ye kadar geldi. Nasıl gelmiş olurlarsa olsunlar 1990 yılından bu yana bizim kuşumuz. Sevsek de sevmesek de burada hayatlarına devam ediyorlar.”

Türkiye’de nerelerde yaşıyorlar?

“Benim bildiğim kadarıyla Ankara, Antalya, İzmir’de var. Nihayetinde bunlar kuş. En ufak bir rahatsızlıkta bulunduğu yeri terkedebilecek nitelikteler. Buralarda rahatları yerinde olmamış olsaydı, besin azlığı gibi, başka türlerle rekabet edememe gibi sıkıntıları olsaydı, İran’a Afganistan’a dönerlerdi. Ama görüyoruz ki 25 yıldan beri bu kuş artık serçe, kumru, karga gibi bizim kendi kuşumuz oldu. Milli Parklar Genel Müdürlüğü de bu kuşu  koruma altına aldı. Siyah kolyeli yeşil papağanlar aslında tipik Afrika kuşu. Asya’da ise Hindistan’dan Pakistan’a kadar görülüyor. Asya, oradan da  Afganistan, İran ve bize kadar uzanıyor bu tür. Oralara da Afrika’dan gelmiş. Uçan hayvanlar her tarafa gidebilir. Ulaştığı yerde besin bulabilmesi lazım. Yuva yeri bulabilmesi lazım. Bir de diğer kuşlarla rekabet edebilmeli. Bu üç olayı Türkiye’de kazanmış durumda. Burada barınamıyor olsalardı biterlerdi. Gitmediğine göre o zaman Türkiye’nin, özellikle de ülkemizin ılıman iklim kuşağının olduğu bölgelerin kuşu oldu. Bu kuş leylek ya da kırlangıç gibi göç kuşu da değil. Devamlı bulunabilen bir kuş türü.”

İzmir’de nerelerde görülebilir bu kuşlar

Ege Üniversitesi Kampüsü, Büyükpark, Kültürpark ve Buca’da Hasanağa Parkı’nda  yaşadıklarını biliyoruz.

Diğer türler için olumsuz bir etkileri olabilir mi

Bu tip yaban kuşlarının dağılımına insan eliyle dağılım diyoruz. Örneğin Avrupalılar Avustralya’ya gittiğinde beraberlerinde köpekleri de götürdüler. O köpekler daha önceden yerleşik olan hayvanları besin olarak almışlar ve o hayvanlar savunmasız olduğu için çoğu Avustralya’ya özgü hayvan bugün yok oldu.

Yeşil papağanlar kargalar ya da serçeler gibi çok üreyecek olursa meyve ve tahıl ziraatiyle uğraşanlara çok büyük zarar da verebilirler. Çünkü bunlar meyve ve tohum yiyorlar. Sürüler haline gelirlerse yediklerinin dışında yaraladıkları armut, üzüm kirazın çürümesine sebep olabilirler.”

İzmir’de ne kadar olduklarını biliyor muyuz

Benim gözlemlediğim kadarıyla sayıları sabit duruyor. Ancak 26 yıldır fazla çoğaldığını zannetmiyorum. Yeterince besin bulamıyor olabilirler. Diğer yırtıcı kuşlarla baş edemiyor olabilirler. 150-200 bireyden oluştuğunu tahmin ediyorum.

Peki bu kuşların diğerleriyle arası nasıl

Ben en fazla 17’lik gruplar gördüm. Ama bir gün şahin, doğan, atmaca gibi doğal rakiplerini alt edip patlama yaparlarsa,  sürü haline gelirlerse zararı olabilir. Aağaçkakan ve sığırcıkların üremesine de zararı var. Ağaçkakan gagasıyla oyup yuva yeri yapıyor. Papağanlar daha saldırgan olduğu için hazır olan o yuvaları işgal ediyor. Normalde bu yuvaları sığırcıklar da kullanıyor. Dolayısıyla yeşil papağanların hem sığırcıkların üremesine hem de ağaçkakanların üremesine zararları olabilir. Yerli türler, kendi rekabetleri sonucunda belli bir yer işgal etmişler. Yenilere karşı davranış sergileyemiyorlar. Savunma mekanizması gelişemiyor. Dolayısıyla o yörenin kendine özgü kuşlarının da üremesine engel olabilirler. Yabancı türler konusunda çok dikkatli olmak gerekiyor. Yapılacak şey ise şirin geliyor diye çok yuvalanma imkanı vermemek olur. Rekabet olayında tolerans göstermemek gerekir. Ama kendi mücadelesini kazanırsa ona da yapacak bir şeyimiz yok. Uzun vadede dikkatli olmak lazım. Çünkü her sevdiğimiz şeyin ileride yararı olmayabilir. Sayısı artırılmadığı sürece bir çeşitlilik. Ama sayıları artarsa sıkıntı. Bu arada Orman Bakanlığı 1999-2000 Av Dönemi Merkez Av Komisyonu Kararı’na göre avlanması ve yakalanması yasak olan kuş türleri arasında yeşil papağanlar

İzmir’de neden Bornova’yı tercih ettiler

Bornova’nın iklimi ılıman. Bu kuşlar yeşilliği tercih ediyorlar. Açık alanlara da gidebilirler. Meyve ve tahıl ziraatinin yapıldığı, Turgutlu, Salihli gibi geniş ovalara da yönelebilirler. Ama mutlaka tünemek ve üremek için özellikle belli bir yaştan sonra gövde kısmı boşalan ağaçların olduğu yerlere gelirler. Ege Üniversitesi kampüsü ve Büyükpark gibi yaşlı ağaçların korunduğu alanlar bu kuşlara üreme konusunda uygun bir ortam sağlıyor. Bu kuşların belli bir sayıda, kuş zenginliği için muhafaza edilmesinde bence yarar var.

Sosyal Medya da Paylaş